Tuesday, June 29, 2010

‘PKK is ready for peace’ by ORHAN KEMAL CENGİZ

The Kurdish question came to this gangrenous point because of the military's disastrous and inhumane politics in the region. The destruction of villages, torture, disappearances, executions and so many other grave human rights violations became routine in the region. These “politics” only made the PKK bigger and bigger.

Monday, June 21, 2010

Bir Dostun Kaybı-Ümit Aydil


İşte tam bu noktada köşe yazarının ikilemi başlıyor. Öyle zamanlar vardır ki, okurlarınızı pek fazla ilgilendirmeyecek şeylerle doludur içiniz dışınız…Kişisel şeylerden bahsediyorum. Böyle bir durumda, kişisel olarak sizi etkileyen bu şeyler olmamış gibi yapıp, aslında o anda ne aklınızı ve ne de yüreğinizi zerre meşgul etmeyen meseleler üzerine mi yazacaksınız, yoksa o anda gerçekten kafanızın ve yüreğinizin meşgul olduğu şeyleri mi paylaşacaksınız okurlarınızla?
Geçtiğimiz Cuma günü benim için çok kıymetli olan bir dostumu kaybettim. Eski asker, emektar hukukçu, 54 yaşındaki Ümit Aydil, soylu ve şövalye ruhlu bir adamdı. Ben avukatlık stajımı yaparken o da İzmir Barosunda, stajdan sorumlu Yönetim Kurulu Üyesiydi.
Bir dostun cenazesine katılmak tuhaf bir duygu. Oraya birisi için gidiyorsunuz ama, o kişi orada yok. Ama sanki bir yerlerden çıkıp, omzunuza dokunup, “hoş geldin” diyecekmiş gibi geliyor insana… “Cenazeme hoş geldin”…
Sevdiğimiz insanların cenaze törenleri, belki de, yaşamlarımızın anlamını sorgulayacağımız özel anların bizlere sunulduğu vesilelerdir. Asıl umurumuzda olması gereken nedir; gereksiz yere ve ahmakça kafamızı meşgul edip durduğumuz eften püften meseleler neler? Cumartesi günü İzmirde katıldığım cenaze töreninde bu soruları sorarken buldum kendimi. Önemliymiş gibi görünmekte olan şeyler bir anda önemsizleşti, bir süredir yeterince dikkat göstermediğim şeyler de bir anda çok önemli oluverdiler….Bir anda dostlarımı ne kadar özlediğimi ve aslında yaşamımda ne kadar önemli bir yerleri olduklarını fark ettim, günlük kaygılar uçup gitti…
Dostlarınızın oralarda bir yerlerde olduklarını düşünüyorsunuz, ne zaman isteseniz onları ziyaret edebileceğinizi…Ama bir gün bir tanesi ortadan kayboluveriyor….Tam o anda, o insanın sizin için ne kadar da önemli olduğunu derinden bir şekilde fark ediveriyorsunuz…Bir süredir o insan aklınıza gelmiyordu belki, kaygı listenizde o yoktu…Ama kaybedince, acı bir şekilde, aslında hep orada, kalbinizin saklı bir köşesinde durduğunu fark ediyorsunuz. Dostunuzun kaybıyla birlikte, kalbinizin farkında olmadığınız bu saklı köşesi ciddi bir şekilde acıyor.
Ve kelimeler anlamını kaybediyor.
Huzur içinde yat Ümit abi, her zaman hatırlanacak ve hep kalbimizde yaşayacaksın.”